Hayrabolu Belediyesi
  Hayrabolu OSB
  Hayrabolu Ticaret Borsası
  T.C. Kimlik No.
  Hayrabolu.net
  Yerelnet
  Usd Alış 1.4994
  Usd Satış 1.5066
  Euro Alış 1.9241
  Euro Satış 1.9334
  Web sitemizin içeriğini yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Hayır
   
Online
: 1
Bugün
: 36
Dün
: 28
2010 Yılı
: 408
Toplam Tekil
: 407
Toplam Çoğul
: 1592
IP Adresiniz
: 38.107.191.100
 
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16
  • 17
  • 18
  • 19

TİCARET SİCİLİ TÜZÜĞÜ

 

Yürürlük : Bakanlar Kurulu’nun 2.2.1957 tarih, 8604 sayılı Kararı ile Yürürlüğe konulmuştur.

98-11548 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değiştirilmiş ve 28.8.1998 tarih 23447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

BİRİNCİ FASIL

 

UMUMİ HÜKÜMLER

 

A) Kuruluş Sicil Memurluğunun İş çevresi:

*Madde 1 - Ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası bulunan yerlerde bir ticaret sicili memurluğu kurulur. Oda olmayan veya yeterli teşkilatı bulunmayan odaların olduğu yerlerde ticaret sicili işleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca tespit edilecek o il dahilindeki yeterli teşkilata sahip odalardan birinin ticaret sicili memurluğu tarafından yürütülür. An­cak, birden fazla il ya da ilçenin ticaret sicili işlemlerinin yürütüldüğü odalarda her ilçenin sicili ayrı tutulur. Büyükşehir statüsünü kazanmış illerin metropol ilçeleri için ayrı sicil tutulmaz.

Ticaret sicili memurluğu kurulmasını talep eden odaların yeterli teşkilata sahip bulunup bulunmadıkları Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca yaptırılan inceleme sonucuna göre tespit edilir. İncelemede, odanın üye sayısı, gelir durumu, odada çalışan personelin sayı ve nitelik yönünden yeterlilikleri, odanın kurulu bulunduğu il ya da ilçenin çevresindeki ticaret sicili memurluklarına olan uzaklığı ile yerel yönetim ve yargı birimlerinin kurulu olup olmadığı dikkate alınır.

Ticaret sicili memurluklarının görev alanı odaların kuruldukları il ya da ilçe ile sınırlıdır. Ancak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ticaret sicili memurluklarının görev alanlarını oda olmayan ya da olup da yeterli teşkilatı olmayan il ve ilçeleri de içine alacak biçimde genişletebilir.

B) Teşkilat:

*Madde 2 - Ticaret sicilinin yönetimi, ilgili oda yönetim kurulunun teklifi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın uygun görüşü ve oda meclisinin onayı ile atanan bir sicil memuruna aittir. Sicil memurluğunun iş hacmine göre, aynı usulle yeteri kadar yardımcı görevlendirilir.

Yardımcılar arasındaki iş bölümü, memurluğun iş yoğunluğu dikkate alınarak ticaret sicili memuru tarafından yapılır. Ticaret sicil memurluğundaki imzaya yetkili personelin imza sirküleri Bakanlığa gönderilir. Ticaret sicili memuru işlerin aksamaması için gereken tedbirleri alır.

Herhangi bir nedenle memur veya yardımcılarından hiçbirisinin bulunmaması halinde oda meclisinin kararıyla bu görevi yürütebilecek niteliklere sahip oda personelinden biri vekaleten görevlendirilerek durum yazılı olarak derhal bakanlığa bildirilir. Ancak, vekalet görevi altı aydan fazla devam edemez. Bu süre içinde ticaret sicili memuru ve/veya yardımcıları ise I inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.

Ticaret sicili memuru ile yardımcılarının görevlerinden alınmalarında da atanmalarındaki yöntem uygulanır.

Ticaret sicili memurluğunca tescil faaliyetlerinin sürdürülmesi sırasında ihtiyaç duyulacak gerekli diğer personel ile malzeme ve demirbaşlar oda yönetimince sağlanır.

C) Sicil Memurlarının Ehliyet Şartları:

*Madde 3 - Ticaret Sicili memur ve yardımcıları, ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret odasının yapacağı sınav sonucu başarılı olanlar arasından seçilir. Sınava katılanlarda aranacak genel ve özel şartlar ile sınavın şekli ve sınavla ilgili diğer esaslar hakkında Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Personel Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

İllerde görevlendirilecek ticaret sicili memurlarının tercihen hukuk fakültesi mezunu, bulunamadığı takdirde siyasal bilgiler, iktisat, maliye, işletme, kamu yönetimi, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya aynı nitelikte en az 4 yıllık eğitim veren yüksek okul mezun­ları arasından; ilçelerde görevlendirilecek ticaret sicili memurlarının ise, en az lise ve dengi okul mezunları arasından seçilmeleri esastır. Yardımcılar için de aynı nitelikler aranır.

Ç) Nezaret ve Murakabe:

Madde 4 - Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, ticaret sicili memurluklarının faaliyetlerini her zaman denetlemeye ve gerekli tedbirleri almaya yetkilidir. Memurluklar, Bakanlıkça alınması istenen tedbir ve talimatlara uymakla yükümlüdür.

Bakanlık sözü edilen denetimi Bakanlık müfettişlerine veya kontrolörlere yaptırır. Ancak, Bakanlık gerektiğinde 5590 sayılı Kanunun 80 ve 81 inci maddeleri kapsamında olmayan ön araştırma niteliğindeki işleri Bakanlık İç Ticaret Genel Müdürlüğünde ve İl sana­yi ve ticaret müdürlüklerinde görevli personele de yaptırabilir.

D) Sicilde Çalışanların Tâbi Olacağı Hükümler:

Madde 5 - Ticaret sicili memurluklarında görevli sicil memuru ve yardımcıları ile diğer personelin özlük işlemlerinde oda çalışanlarının tâbi olduğu mevzuat uygulanır. Ticaret sicili memuru ve yardımcıları ile diğer personel, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Devlet memuru gibi cezalandırılırlar ve bunlara karşı işlenmiş suçlar Devlet memurlarına karşı işlenmiş sayılır.

E) Sicil Memurunun Murakabe Salâhiyeti:

Madde 6 - Sicil memur yardımcıları ile memurlukta çalışan diğer personelin birinci sicil amiri ticaret sicili memuru, ikinci sicil amiri oda genel sekreteridir. Ticaret sicili memurun birinci sicil amiri oda genel sekreteri, ikinci sicil amiri oda yönetim kurulu başkanıdır.

F) Sicil Memurunun Vereceği Teminat:

Madde  7 - (28 Ağustos 1998 tarih ve 23447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Ticaret Sicili Nizamnamesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tüzükün” 25 nci maddesinin (b) bendi gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

G) Teminata Müteallik Hususlar Hakkında Talimatname:

Madde 8 - (28 Ağustos 1998 tarih ve 23447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan `' "Ticaret Sicili Nizamnamesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tüzük'ün 25 nci maddesinin (b) bendi gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.

H) Sicil Muamelelerinin Tâbi Olduğu Hükümler:

Madde 9 - Ticaret Siciline ait bütün muamele ve işler ve hususuyla tescil, tâdil ve terkinler Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlar ve bu tüzük hükümlerine göre yapılır. Tescil, bir vakıanın sicile geçirilmesi; tâdil, sicile yazılmış bir vakıadaki değişiklik dolayısıyla sicildeki kayıtların değiştirilmesi ve düzeltilmesi; terkin ise sicile yazılmış olan vakıanın ortadan kalkması veya sona ermesi sebebiyle ona ait kayıtların silinmesidir. Ticaret sicili memurunun vereceği tescil, tadil ve terkinle ilgili kararlara karşı tebliğden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe ile itiraz edilebilir.

 

 

1) Sicildeki Kayıtların Eksiksiz Olusu ve Düzeltmeler:

Madde 10 - Kayıtlar, itinalı ve okunaklı olarak yazılır. Satırlar arasına yazı yazmak veyahut kimyevi veya mihanikî vasıtalarla düzeltmeler yapmak yasaktır.

Dikkatsizlikten doğan yanlışlıklar, yanlış sözlerin okunabilecek tarzda ve tek çizgi ile çizilmesi ve doğru olan şeklin aynı satırlar hizasından başlayarak ticaret sicili esas defterinin 11 inci sütununa yazılması yoluyla düzeltilir. Düzeltmeler sicil memurunun imzasıyla tasdik edilir.

Sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşılan yanlışlar yeni bir kayıt tesisi yoluyla düzeltilir ve 11 inci sütuna yazılacak bir yazı ile yeni kayda atıf yapılır. Yanlış olarak bir kırmızı çizgi çizilmiş olması halinde bunun üzeri ufak siyah çizgilerle amudî olarak çizilerek, yanlış olarak siyah çizgi çizilmiş olması halinde de aynı şekilde kırmızı çizgiler çizilerek hatalı çizgiler hükümsüz hale getirilir ve 11 inci sütuna bu düzeltme yazılır.

İ) Aleniyat

Madde 11 - Herkes ticaret sicilindeki yazıları ve tescil muamelelerinin dayandığı dilekçe, beyanname, senet, vesikalar ve ilanların yayınlandığı gazeteler gibi dairede saklanan bütün vesikaları inceleyebileceği gibi, bunların tasdikli örneklerini de isteyebilir. (T. Ticaret K. 37 fıkra:2)

Bir vakıanın sicilde kaydı bulunup bulunmadığını gösteren tasdiknameler dahi istenebilir.

J) Harç Mükellefiyeti:

*Madde 12 - Sicil memurundan harca tabi herhangi bir istekte bulunan yahut bir örnek isteyen kimse kanuni harç ödemedikçe isteği üzerinde hiç bir muamele yapılamaz. Re'sen yapılan tescil, tadil ve terkinler harç alınmaksızın da yapılır. Ancak, bu işleme ait harç 492 sayılı Harçlar Kanununun 126 ncı maddesi hükmüne göre tahsili için ilgili mal müdürlüğüne bildirilir.

Harcın tamamiyle ödenmemiş olmasına rağmen harca bağlı muameleyi yapmış veya örneği vermiş olan sicil memuru, harcdan mükellef ile beraber müteselsil olarak mesul tu­tulur (Harçlar Kanunu 118)

Türk Ticaret Kanununun 26 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca odaya aktarılan gelir, ticaret sicili hizmetlerinin geliştirilmesi ile ticaret sicil memurluklarının kendi bünyesi içinde ve ülke çapında geliştirilmesi ticaret sicil memurlukları ile bunların ilgili bulundukları kurum ve kuruluşlar arasındaki sürekli bilgi akışının sağlanması amacıyla yapılacak yatırım ve harcamalarda kullanılır.

 

İKİNCİ FASIL

TESCİL

 

BİRİNCİ KISIM

Tescil Mükellefiyeti ve Ticari İşletme

A) Hakiki ve Hükmi Şahısların Unvan ve İşletmelerini Tescil Ettirme Mükellefiyeti:

Madde 13 - Hakiki veya hükmi şahıs olan her tacir, bir ticaret unvanı seçmeğe ve kullanmaya, işletmesini ve unvanını ticaret siciline tescil ettirmeğe mecburdur.

Bir amme hükmi şahsına ait olup da hükmi şahsiyeti bulunmayan işletmeler dahi bir unvan seçip kullanmaya mecbur oldukları gibi bu işletmelerin ve unvanlarının onların sahipleri olan hükmi şahıslar tarafından tescil ettirilmesi de mecburidir.

Donatma iştirakleri de işletmeyi ve kullanacakları unvanı tescil ettirmeğe mecburdurlar.

Tescil ettirme mükellefiyeti işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde yerine getirilir. (Türk Ticaret K. 42, fıkra 1)

B) Ticari İşletme:

I. Tarifi

Madde 14 - Türk Ticaret Kanununun 12 nci maddesinin tarif edilen ticarethane veya fabrikalar ile 13 maddesinde tarif edilen ticari şekilde işletilen diğer müesseseler ticari işletmelerdir.

Bir gelir sağlamayı hedef tutmayan veya devamlı olmayan faaliyetlerle Türk Ticaret Kanununun 17 nci maddesinde tarif edilen esnaf faaliyeti sınırlarını aşmayan faaliyetler ticari işletme sayılamaz.

II. Esnaf İşletmelerine Ait Kararnamelerin Ticari İşletme Mefhumuna Tesiri:

Madde 15 - İcra Vekilleri Heyetince Türk Ticaret Kanununun 1463 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne dayanılarak esnaf sayılması gerekli sanat ve ticaret erbabının yıl­lık gayrisafi gelirleri hakkında kararnameler çıkarıldığı takdirde, o kararnamelerde gösterilecek miktarlardan fazla yıllık gayrisafi geliri olup sözü geçen kararnamelerde gösterilen iş­leri yapanlar işletmelerini ve unvanlarını tescil ettirmeğe mecburdurlar.

Kararnamenin mer'iyete girdiği tarihte henüz bir yıllık olmayan işletmelerin o tarihe kadar elde ettikleri gayrisafi gelirin miktarı esas tutulur. Bir yılın geçmesinden önce kararnamede gösterilen miktardan fazla gayrisafi gelir elde edilirse tescil mükellefiyeti başlar.

C) İşletmelerin Tescilinde Gösterilecek Cihetler:

Madde 16 - İşletmenin tescilinde işletmenin hakiki veya hükmi şahsa ait olduğu veya donatma iştirakinden ibaret bulunduğu ve hükmi şahsa ait ise o hükmi şahsın kanuni şekli ve ticaret şirketlerine ait işletmeler hariç işletmenin kuruluşuna mütedair kararın veya esas mukavele hükmünün neden ibaret olduğu, ne gibi işlerle uğraştığı veya uğraşacağı işletmenin yerinin açık adresi ve şayet varsa ve işletmede kullanılan (Ticaret ünvanından başka) adların neler olduğu ve işletmede kullanılan ihtiralar, markalar yahut imtiyazlara veyahut model ve resimlere ait resmi vesikaların ve bu unsurlara ilişkin devir vesikaları varsa onların numarası, tarihi ve bunları veren makam veya şahıs ve bunları tasdik eden makam ve şayet işletme konusu itibariyle bir ruhsatı veya izni icap ettiriyorsa buna ait vesikanın tarihi ve nu­marası ve bunu veren makamın adı kaydolunur.

İşletme sahibinin velayet ve vesayet altında bulunması veyahut kendisine bir müşavir tayin edilmiş olması gibi ehliyetli ilgilendiren haller ve veli, vasi veya müşavirin kimler olduğu tescil edilir. Bu durumların sonradan meydana gelmesi halinde da hüküm aynıdır.

 

 

 

 

İKİNCİ KISIM

TİCARET UNVANI

A) Unvanın Unsurları:

1. Hakikî sahalarda:

1. Umumi Olarak:

Madde 17 - Hakiki şahıs olan tacirlerin ticaret unvanı, onların ad ve soyadlarından meydana gelir. Ad ve soyadı kısaltılmaksızın bütün harfleriyle yazılır.

Ticaret unvanına onu aynı sicil dairesinde daha evvel tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt etmeğe yarayan ve aşağıdaki maddede gösterilen esaslara uygun bulunan ilavelerin yapılması mecburidir.

Tacir herhangi bir karışma ihtimali olmasa dahi ad ve soyadına aşağıdaki maddede gösterilen esaslara uygun ilaveler yapabilir.

Gerek ikinci fıkra, gerekse üçüncü fıkra uyarınca ad ve soyadına ilave edilmiş olan sözler ticaret unvanının unsurlarındandır.

2. İlavelerin Şartları:

Madde 18 - Bir tacirin unvanını meydana getirmek üzere ad ve soyadına yapacağı ilavelerin tacirin hüviyeti veya işletmenin genişliği ve ehemmiyeti yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaat meydana gelmesine yer verebilecek mahiyette veya gerçeğe yahut amme intizamına aykırı olmaması şarttır. Yapılacak ilaveler, işletmenin gerçek mahiyetini gösteren veya unvanda anıları kimsenin gerçek hüviyetini belirten sözler olabileceği gibi, bu fıkranın ilk kısmındaki şartlara uygun muhayyel adlar dahi olabilir.

Tek başlarına ticaret yapan hakiki şahıslar, ticaret unvanlarına bir şirketin mevcut olduğu zannını uyandırabilecek ilaveleri yapamazlar.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun bir şirket mevcut olmadıkça bir işletmenin unvanına birden fazla hakiki şahsın adı veya soyadı konulmaz.

(Türk), (Türkiye), (Cumhuriyet ve Milli) kelimeleri, bir ticaret unvanına ancak İcra Vekilleri Heyeti karariyle konabilir (T. Ticaret K. 48)

II. Hükmi Şahıslarda:

1. Ticaret Şirketlerinde:

Madde 19 - Kollektif şirketin ticaret unvanının bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin ad ve soyadı ile ortada şirket münasebeti bulunduğu ve şirketin kollektif olduğunu gösterecek sözleri ihtiva etmesi şarttır.

Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin unvanı, komandite ortaklardan hiç olmazsa birinin ad ve soyadı ile ortada şirket münasebeti bulunduğunu ve şirketin adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket olduğunu gösteren sözlerden meydana gelir. Bu şirketlerin unvanlarında komanditer ortakların ad ve soyadlarının bulunması yasaktır. (T. Ticaret K. 44)

Limited, Anonim ve Kooperatif şirketler, işletmelerinin ne işle uğraştığı gösterilmek ve 18 inci madde hükmü yerine getirilmek şartiyle ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. Bunların unvanlarında (Limited şirket), (Anonim şirket ve (Kooperatif) kelimelerinin bulun­ması şarttır. Unvanlarında hakiki bir şahsın ad veya soyadı bulunduğu takdirde, şirket nevi­ni gösteren sözler, rumuzla veya kısaltılmış olarak yazılamaz. (T. Ticaret K. 45)

2. Diğer Hükmi Şahıslara Ait İşlemlerde ve Donatma İştirakinde:

Madde 20 - Gayesine varmak için bir ticari işletme işleten (umumi menfaata hadim dernekler hariç) derneklerle tesislerin ve Vakıflar Kanunu hükümlerine tabi mülhak vakıfların, kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, Vilayet ve Belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kuruları ve hükmi şahsiyeti bulunan işletmelerin ticaret unvanları, kendi adlarının aynıdır. (T. Ticaret K. 46 ve 18 fıkra 1)

Umumi menfaate hadim derneklerin işlettikleri hükmi şahsiyeti bulunmayan ticari işletmeler ile devlet, vilayet ve belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından işletilen ve hükmi şahşiyeti bulunmayan ticari işletmelerin unvanları kendilerini işleten hükmi şahsın adı ile işletme konusunu gösteren sözlerden meydana gelir (Türk Ticaret K. 18)

Umumi menfaate hadim dernek tarafından işletilen ve fakat hükmi şahsiyeti bulunan bir işletmenin unvanı dahi yukarı ki fıkra hükmüne tabidir.

Donatma iştirakinin ticaret unvanı müşterek donatanlardan hiç olmazsa birisinin ad ve soyadından ve donatma iştiraki bulunduğunu gösteren sözlerden meydana gelir. Soyadları ile gemi adının tam olarak yazılması şarttır. (T. Ticaret K. 46)

Donatma iştiraklerinin tescilinde Türk Ticaret Kanununun 951 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki esaslar dahi gözönünde bulundurulur.

Yukarıdaki madde ile bu maddede tanzim olunan ticaret unvanları hakkında 17 nci maddenin 2,3 ve 4 üncü fıkraları ile 18 inci madde hükümleri de tatbik olunur. Bu unvanlar içinde bulunan hakiki şahısların ad ve soyadlarının kısaltmadan yazılması mecburidir. Şu kadar ki, donatma iştiraklerinde unvana dahil olan hakiki şahısların öz adları kısaltılarak yazılabilir. (Türk Ticaret K. 47,43,48)

B) Unvanların Tescilinde Verilecek İmza Örnekleri:

Madde 21 - Tacir olan hakiki şahısların tescil dilekçesiyle birlikte notere tasdik ettirilmiş unvanlarını ve unvanları altına atacakları imzayı sicil memuruna vermeleri mecburidir. Tacir olan hükmi şahısların veya tacir sıfatını kazanması mümkün olmayan Devlet, vilayet, belediye ve amma menfaatine hadim dernek gibi hükmi şahıslara ait işletmelerin unvanlarının tescilinde, hükmi şahısların temsilcilerinin ve ayrıca tacir olmayan hükmi şahıslara ait işletmeler adına imzaya salahiyetli kimselerin imzaları notere tasdik ettirilip tescil dilekçesiyle beraber sicil memuruna verilir. (T. Ticaret K. 42)

Notere tasdik ettirilecek imzaların en az üç defa atılmış olması şarttır. Sicil memuru daha fazla sayıda imzanın tasdik ettirilerek kendisine verilmesini isteyebilir.

C) Bir Kimsenin Birden Fazla İşletmeye Sahip Olması Halinde Unvan:

Madde 22 - Bir kimsenin aynı sicil memurluğunun iş çevresinde, uğraştığı işler birbirinden ayrı olan iki veya daha çok ticari işletmesi bulunduğu takdirde, her işletme ve her işletme dolayısıyla ticaret unvanı, ayrı ayrı tescil olunur.

Bir kimsenin başka sicil memurluklarının iş çevrelerinde, uğraştığı işler birbirinden ayrı ticari işletmeleri bulunması halinde dahi hüküm aynıdır.

D) İşletme Adı:

Madde 23 - İşletme sahibinin hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek maksadiyle ad kullanan işletme sahipleri, bu adları tescil ettirmeğe mecburdurlar.

Adın tescilinde onu meydana getiren sözlerin ayniyle sicile yazılması şarttır. İşletme adına aynı sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan unvanlardan onu açıkça ayırt etmeğe yarayacak ilavelerin yapılması mecburidir. (T. Ticaret K. 55, 43 fıkra:2)

Ticaret unvanına ilave olarak kullanılan işletme adları ticaret unvanı hakkında hü­kümlere tabidir. (T. Ticaret K. 48)

 

 

ÜÇÜNCÜ KISIM

TESCİLİN ŞARTLARINA AİT UMUMİ HÜKÜMLER

 

A) Tescilin İsteğe Dayanması ve İsteğin Şekli:

Madde 24 - Vakıaların tescili dilekçe ile istenir. Re'sen veya ilgili makamın bildirmesi üzerine tescil, kanun veya nizamnamede bunu emreden açık bir hüküm bulunmasına bağlıdır.

Tescil isteğini bildiren dilekçeler altındaki imzaların notere tastik ettirilmemiş olması halinde sicil memuru bunları dosyasında bulunan veya dilekçe ile beraber verilen tasdik­li imzalarla karşılaştırır ve lüzum gördüğü takdirde dilekçe altındaki imzanın da notere tas­dik ettirilmesini ister. (T. Ticaret K. 31)

B) İstekte Bulunanın Vereceği Beyanname:

Madde 25 - Hakiki şahısların unvanlarının ve işletme adlarının tescili istekleri ha­riç, diğer tescil isteklerinde tescil edilecek cihetlerin sicile geçirilmesi gereken şeklinin hususiyle kollektif şirketin tesciline ait beyannamede Türk Ticaret Kanununun 157 nci maddesinin son fıkrasında yazılan, anonim şirketlerin tescilinde 300 üncü maddesinde gösterilen ve limited şirketlerin tescilinde de 511 inci maddesinde yazılı cihetlerin neden ibaret ol­duğunu gösteren bir beyanname dahi tescil dilekçesiyle beraber sicil memuruna verilir. Me­mur, kanun ve nizamname hükümlerinin tatbikinde bir yardımcı olmak üzere bu beyanna­meyi de gözönünde bulundurur. Uygun gördüğü hallerde memur beyanname olmaksızın dahi gerekli muameleyi yapabilir.

C) Tescilin Zamanı ve Şekline ait Unsurlar:

Madde 26 - Tescilin şartlarının yerine getirilmiş bulunduğu anlaşılır anlaşılmaz tescili gerekli vakıa sicile tescil olunur.

Tescilde, tescil tarihi, kaydın sicil sıra numarası ve memurun sicil sıra numarası ve imzası bulunur.

Esas sicile yazılacak bütün diğer yazılar ve şerhler hakkında da aynı hüküm tatbik olunur.

Ç) Tescil Edilecek Cihetlerin Nerelerde Bulunduğu ve Deliller:

Madde 27 - Herhangi bir vakıanın tescil edilebilmesi, kanun veya bu Tüzük ile gösterilmiş olmasına bağlıdır. Ticaret Siciline geçirilecek bütün kayıtların ve sicildeki değişik­liklerin ve kayıt silme muamelelerinin delile dayanması esastır.

Delil olarak verilen vesikalarda isteklere ait dilekçelerin verilmiş olduğunu gösteren bir makbuz sicil memurundan istenebilir. Bu makbuza vesikaların tarihi, varsa numarası mahiyetleri ile dilekçenin tarihi ve neye ait olduğu kısaca yazılır.

Bir vakıanın veya onun sona ermiş veya değişmiş olduğunun veyahut sicile ait diğer durumların isbatı maksadıyle aynı sicil memurluğunun başka bir unvana ait dosyasında bulunan herhangi bir vesikanın delil gösterilmesi mümkündür. Bu halde, sicile o vesikanın bulunduğu dosyanın numarası ile dosyadaki sıra numarası dahi yazılır.

Hükmi şahısların temsili hakkındaki hükümler mahfuz kalmak kaydiyle, sicil memuruna karşı temsilci sıfatiyle herhangi bir beyanda veya istekte bulunan kimsenin, imzası noterce tasdikli bir salahiyet vesikası (Vekaletname) vermesi şarttır. Sicil memurluğuna bir selahiyet vesikası vermiş bulunan kimsenin diğer bütün beyan ve istekleri için bunlar vesika ile verilmiş bulunan salahiyetlerin sınırı içinde kaldıkça ayrıca bir vesika vermesine ihtiyaç yoktur.

 

 

D) Memurun İnceleme Mükellefıyeti ve Tescil İsteğinin Reddi Hali:

I. Umumi Olarak:

Madde 28 - Sicil memuru, tescili istenilen vakıanın tescili için kanun ve tüzüğün derpiş ettiği bütün şartların yerine getirilmiş olup olmadığını re'sen araştırır. Memur, tescil edilecek vakıaların gerçeğe uygun olup olmadığı veya üçüncü şahıslarda yanlış düşünceler uyandırabilecek mahiyette bulunup bulunmadığı veyahut amme intizamına aykırı olup olmadığı cihetlerini ve hükmi şahısların tescilinde şirket mukavelesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığını ve kanunun esas mukaveleye yazılmasını mecburi kıldığı bütün cihetleri ihtiva edip etmediğini bilhassa araştırmakla mükelleftir.

Memurun yaptığı inceleme sonunda kanunun veya tüzüğün tescil için aradığı şartlardan bazılarının eksik olduğunu anlaması halinde bunların yazı ile ilgiliye bildirmesi ve bu cihetlerin kanuna veya tüzüğe uygun bir şekle konulması veya şartlara ait eksiklerin veya delillerin tamamlanması için uygun bir mehil vermesi lazımdır. Bu mehlin memurun takdirine göre bir veya bir kaç defa uzatılması mümkündür. Verilen veya ihtiyaca göre uzatılan mehil içinde durum kanuna veya tüzüğe uygun bir hale getirilmemiş veya deliller tamam­lanmamış olduğu takdirde tescil isteği red olunur. Aşağıdaki madde hükmü mahfuzdur.

II. Tahkikat Sonunda:

*Madde 29 - Herhangi bir işletmenin veya ünvanının tescilini isteyen gerçek veya tüzel kişiyle yetkili kılındığı diğer kişilerden (Ticaret şirketleri dahil) sicil memurunca tescil dilekçesi ve imzalara ait belgelerden ayrı olarak taahhütname istenir. Taahhütnamede; işletmenin unvanı, sermayesi, açık adresi, işletmenin açılış tarihi ve bu tarihteki gerçek faaliyetinin konusu açıkça gösterilir. Taahhütnamenin altına içerdiği bilgilerin doğru olduğu, aksine tespit yapılması durumunda sorumluluğun taahhütnameyi imzalayan kişi ya da kişilere ait olduğu notu düşülerek imzalanır. Sicil memuru, dilekçe ve taahhütnamede yer alan hususların doğru olup olmadığını tespit bakımından memurluk veya oda personeline inceleme yaptırabilir. Dilekçede bildirilen işletme konularından bir kısmının gerçekten faaliye­te geçmediğinin anlaşılması tescil isteğinin reddine sebep olamaz.

Memur, lüzum gördüğü hallerde ticaret odası tarafından veya müddeimumilik ve emniyet teşkilatı tarafından, işletmenin durumu ve sahibinin mali durumu hakkında gizli tahkikat yaptırıp bu tahkikatın neticesinde işletmenin dilekçede bildirilen durumda bulunmadığına veya sahibinin mali durumunun işletmenin gerçekten faaliyete geçtiği kısımlar itibariyle böyle bir işletmeyi işletmeye elverişli olmadığına kanaat getirdiği takdirde tescil isteğini red eder. (T. Ticaret K. 34. fıkra, 1, 2 ve 3)

Anonim şirketlerin kuruluşlarında esas mukavelelerinin ve kuruluş sırasında tescili gerekli diğer cihetlerin, anonim şirket mukavelelerinin değiştirilmesinde ve hususiyle sermayelerinin artırılmasında ve azaltılmasında mukavelenin değiştirilmesine ait kararların ve tescili gerekli diğer cihetlerin tesciline ait isteğin mukavele şartları veya muamelelerin kanunun emredici hükümlerine aykırı veya eksik olması yahut mukaveleler üzerinde notere imza tasdiki muamelesinin yaptırılmaması sebebiyle muteberlik şeklinin yerine getirilme­miş bulunması gibi esasa ait sebeplerden dolayı kanuna uygun görülmemesi halinde memur, isteği doğrudan doğruya reddeder.

Diğer hallerde yukarıki madde hükmü tatbik olunur. (T. Ticaret K. 34 fıkra 2, 279, 300, 390, 395, 398 fıkra 5)

III. Tescil İsteğinin Reddi veya Muamelede Eksiklik Bulunması Hallerinde Verilecek Kararlar ve Tebliği:

*Madde 30 -Sicil memurun, tescile ait bir istekte tamamlanması gerekli eksiklikler gördüğü veya isteğin kısmen veya tamamen reddi gerekli bulunduğu takdirde bunun hakkındaki kararını, tescil isteğine ait dilekçeye ekleyeceği bir kağıt üzerine yazar. Kararda; dilekçenin tarihi, dilekçeyi verenin ad ve soyadı ve sıfatı (temsilci, işletme sahibi, vasi) ve is­teğin konusu ile reddin sebepleri ve karar tarihi açıkça gösterilir. Bu karan memur imzalar ve dairenin mühürü ile mühürler.

Tescil isteğinin kısmen veya tamamen reddine ilişkin karar, dilekçeyi veren ilgiliye, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ olunur. Bu kararın imza karşılığında sicil dairesinde elden verilmesi de tebliğ hükmündedir.

E) İlgililer:

I. Umumi Olarak:

Madde 31 - Tescil, ilgililer veya salahiyetli temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir.

İlgilinin kim olduğunu kanun veya bu tüzük hükmü bildirir.

İlgililer, tacirin hakiki şahıs olması halinde kendisi veya akidle kendisine selahiyet verilmiş temsilcisi, tacirin hükmi şahıs olması halinde ise onun selahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileridir.

Bir vakıanın tescilini istemeğe bir kaç kimse mecbur veya selahiyetli olduğu takdirde kanunda aksine hüküm bulunmadıkça bunlardan birisinin istekte bulunması kafidir. (T.Ticaret K. 30)

Kollektif veya komandit şirketlerde şirket mukavelesinin tescili kurucularının hepsi tarafından, Anonim ve Kooperatif şirketlerde ise kuruculardan şirketi temsil selahiyetini haiz olanlardan birisi ve şayet kuruculardan hiç birisi şirketi temsil selahiyetini haiz değilse İdare Meclisi, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin tescili ise komantide ortakların biri, Limited şirketlerde müdür tarafından istenir.

Kollektif ve komandit şirketlerin esas mukavelelerinin değişmiş şekillerinin sicil memuruna verilmesi ve tescili gerekli cihetler varsa bunların tescilinin istenmesi şirketi temsil ve vazifeli olan ortaklara düşer. Kollektif ve komandit şirketlerde ortakların çıkması veya çıkarılması halinde geri kalan ortaklar tescil isteğinde bulunurlar.

Tasfiye memurlarının esas mukavele ile tayini halinde bütün kurucular, ortakların kararı ile tayin halinde ortaklardan birisi, mahkeme kararı ile tayini halinde tasfiye memurlarından birisi, bütün ortakların kanun hükmünce tasfiye memuru sayıldıkları hallerde ise bunların hepsi veya hususi kanunlarında gösterilmiş olan tasfiye memurları tescil isteğinde bulunur.

Derneklerin veya âmme hükmi şahıslarına ait olan hükmi şahsiyetleri bulunmayan işletmelerin ticaret sicili işlerine ait istekler, işletme sahibi hükmi şahsın temsilcisi veya temsilcilerinde birisi tarafından yapılır.

II. Hususi Hallerde İmza:

Madde 32 - Hakikî bir şahsa ait olan işletmenin ölmüş bulunan sahibi veya bir kollektif veya komandit şirketin ölmüş bulunan ortağı yerine mirasçıların isteği imzalamaları gerektiği takdirde (T.Ticaret K. 192 fıkra 2,267) onlar yerine vasiyeti tenfiz memuru, mirası tasfiye memuru yahut hadisenin hususiyetine göre salahiyetli oldukları kabul edilmesi gerekli bulunan diğer temsilciler (Medeni Kanunun 581 inci maddesi son fıkrası) istek dilekçesini imzalayabilir.

Hakiki bir şahsa ait olan bir işletmenin sahibinin ölümü halinde işletmenin faaliyeti sona ermiş olur ve yeniden faaliyete geçmesi umulmazsa sicil memuru mirasçılardan bir tanesinin istekte bulunmasını işletmenin ve unvanının kaydının silinmesi için kâfi sayabilir.

III. İşletmenin Bulunduğu Yerin, Aynı Sicil Çevresinde

Değişmesi ve Şahıslara Ait Değişiklikler:

Madde 33 - İşletmenin yerinin (Adresinin) aynı sicil memurluğunun çevresi içinde bir yerden diğer bir yere taşınmış olması halinde bu cihetin tescilini, sicildeki kayıtlara göre işletme adına imzalamaya salahiyetli olan kimselerden sadece birisi isteyebilir ve sicilde kayıtlı bir kimsenin isim, yurtdaşlık yahut ikametgahındaki değişikliklerin teşcilini ise o kimse ister.

F) Tescile Esas Vesikalar Hakkında Bazı Hükümler:

1. Temsilcilerin Tescili Hali:

Madde 34 - Ticarî mümessiller kendilerinin bu sıfatlarını belirten bir sözü ve kendi isimlerini unvana ekleyerek imza ederler.

İşletme sahiplerinin ticarî mümessil tâyinine ait temsil kağıdını kayıt ettirmeleri için verecekleri dilekçelerde temsil kağıdının noterden tasdikli bir örneği ile beraber temsilcinin noter tarafından tasdikli ve temsil olunanın ticaret unvanının altına atılmış imzalarını da sicil memuruna vermeleri şarttır. (Borçlar K. 449)

21 inci maddenin son fıkrası hükmü burada dahi tatbik olunur.

Acentalara müvekkilleri adına akit yapma salahiyetini veren vesikaların acenta tarafından tescilinin istenilmesinde bu vesika ile beraber yukarıdaki fıkralarda bildirilen şekilde imza örneklerinin de sicil memuruna verilmesi şarttır. (T.Ticaret K. 121 fıkra 2)

Tescil, acentanın unvanına ait sahifede yapılır.

II. Vesikaların Adlarının Tescili ve Kararlara ait Vesikalar:

Madde 35 - Sicile geçirilen kaydın sonunda tescile esas tutulmuş olan vesikaların neler olduğu teker teker gösterilir ve vesikanın adından başka tarihinin ve varsa numarasının ve resmi makamca tasdikine ait tarih ve numaranın yazılması mecburidir.

Tescil edilecek vakıalar bir hükmi şahsın uzuvlarının verdikleri kararlara veya yaptıkları seçimlere ilişkin ise o uzuvların zabıtnamalerinin salahiyetli resmi kimseler veya noter tarafından tasdik edilmiş örneğinin tescil isteğine esas olarak ibrazı lazımdır.

III. Bir Limited Şirketin Ortağı veya Kamonditer Ortak Oları Hükmi Şahıslara ait Vesika:

Madde 36 - Kendi merkezlerinin bağlı olduğu sicil dairesinin iş çevresinin dışında bulunan bir komandit şirkete komanditer ortak olarak veyahut bir limited şirkete ortak olarak katılacak ticaret şirketlerinin veya diğer hükmi şahısların, ticaret sicilindeki kayıtlarının memurca tasdikli bir örneğini ve yabancı şirketler için bunu elde etmek mümkün olmadığı takdirde aynı değerde resmi bir vesikayı dahi, katıldıkları limited veya komandit şirketlerin esas mukavelelerinin veya esas mukavelelerinin yeni ortak alınması sebebiyle değiştirilmesine ait metinlerin sicil memuruna verildiği sırada, ibraz etmeleri lazımdır.

 

 

IV. Yabancı Memlekette Tanzim Edilmiş Resmi Vesikalar:

Madde 37 - Yabancı memlekette tanzim edilmiş resmi bir vesikanın tanzim edildiği yer kanununa uygun olduğunun oradaki Türkiye Konsolosluğu veya sair salahiyetli Türk Siyasi memurları tarafından tasdik edilmesi şarttır.

Muamelelerde başka esas kabul edilmiş ise onlar tatbik olunur. (Hukuk Muhakeme­leri Usulü Kanunu 296)

 

DÖRDÜNCÜ KISIM

DEĞİŞİKLİKLERİN TESCİLİ VE KAYITLARININ SİLİNMESİ

 

Değişikliklerin Tescil Ettirilmesi ve Kayıtların Sildirilmesi Mükellefıyeti:

Madde 38 - Tescil edilmiş vakıalarda meydana gelecek her türlü değişiklikler da­hi tescil olunur. Bir ticaret unvanına ilaveler yapılması veya bu unvanın unsurlarından olan adın yahut soyadının değiştirilmiş bulunması veyahut bir hükmi şahsın esas mukavelesinin tescile tâbi hükümlerinin değiştirilmiş olması, bir temsilciye verilen salâhiyetlerinin daraltılmış veya genişletilmiş bulunması bir hükmi şahsın tasfiye haline girmesi yahut bir işletmenin tescil edilmiş olan iş yerini sicilin iş çevresi içinde başka bir yere nakletmesi gibi haller, tescil edilmiş vakıalarda değişiklik sayılır.

Mahkeme kararı veya idari tasarruf gereğince sicil memurunun resen tescil ve mükellef tutulmadığı hallerde, tescil isteğinde bulunmakla mükellef olan ilgililer, mahkeme veyahut idari makam tarafından emredilmiş olan ve işletmelerin idare ve temsillerine ait olan (ihtiyati tedbir kararı sebebiyle meydana gelen değişiklikler veyahut hususi kanunlar hükmünce idare makamlarının işletmelerinin işlerine müdahale edebildikleri hallerde meydana gelecek değişiklikler gibi) değişiklikleri veya tahditleri dahi tescil ettirmekle mükelleftirler.

Tescilin dayandığı hadise veya muameleler tamamen veya kısmen sona erer veya or­tadan kalkarsa, sicildeki kayıt dahi tamamen veya kısmen silinir (T.Ticaret K. 33). Şirket mukavelesiyle kendisine temsil ve idare salâhiyeti verilmiş bulunan kimselerden birisinin bu salâhiyetinin kaldırılması, bir ticaret unvanına ilave edilmiş olan sözlerin bir kısmının unvandan çıkarılması veya tasfiyenin sona ermesi dolayısiyle bir ticaret şirketinin ortadan kalkması yahut bir işletmenin faaliyetinin sona ermesi dolayısiyle bir ticaret şirketinin ortadan kalkması yahut bir işletmenin faaliyetinin sona ermesi gibi sebepler kayıt silme muamelelerine esas teşkil eder.

Kanun veya bu tüzükde başka bir hüküm bulunmadıkça bir kaydın değiştirilmesi ve­ya silinmesi muamelesi tescil hakkındaki hükümlere tabidir. (T.Ticaret K. 33 fıkra 3, 34 fık­ra 3).

BEŞİNCİ KISIM

MÜEYYİDELER

 

A) Unvan Tesciline ait Suglarrn C. Müddeiumumiliğine Haber Verilmesi:

Madde 39 - Bir unvan ve işletmeyi yahut tescil edilmiş bir unvan veya işletmeye ait değişiklikleri tescil ettirmekle mükellef bulunan kimsenin bu mükellefiyeti kanuni müddeti içinde yerine getirmemiş olduğunu öğrenen sicil memuru, durumu C. Müddeiumumiliğe bildirmeğe mecburdur. (T.Ticaret K. 53 fıkra I, 33 fıkra I).

T. Ticaret Kanununun 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce açılacak ceza davası sonunda verilecek kararların kesinleşmesinden sonra, sicil memuruna Müddeiumumilerce hemen bildirilmesi mecburidir. Bununla beraber sicil memuru lüzum gördükçe neticeyi Müddeiumumilikten sorabilir.

B. İhtar ve İnzibati Ceza Halleri:

l. Tescilin Yaptırılmaması:

*Madde 40- İstenmemiş bulunan bir ciheti öğrenen sicil memuru ilgilileri tayin edeceği uygun bir müddet içinde kanuni mecburiyeti yerine getirmeğe veya tescilden kaçınma için haklı bir sebep bulunduğu iddiasında ise o sebebi gayet açık ve etraflı olarak ve onu isbata elverişli delille­riyle beraber bildirmeğe davet eder ve bu davetin neticesiz bırakılması halinde Türk Ticaret Kanununun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen para cezasına mahküm edebileceğini de ihtar eder.

Konu ile ilgili sicil memurluğu,yazısı ilgiliye 7201 sayılı Tebligat kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.

İlgilinin cevabı için memur tarafından verilecek müddet, hadisenin hususiyetleri ve ilgilinin adresi gözönünde tutularak tayin olunur.

Memur tarafından verilen müddet için de gerekli istekte bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kimsenin T. Ticaret Kanununun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce cezalandırılması memur tarafından hakime teklif olunur.

Hakimin T.Ticaret Kanununun 35 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünce tescil emretmesi halinde tescil muamelesi re'sen yapılır ve gerekli harcın ilgiliden alınması için durum salâhiyetli vergi dairesine bildirilir. Re'sen yapılacak tescillerin ilanı Türkiye Tica­ret Sicili Gazetesi'nde ücretsiz yayımlanır.

Hakimin re'sen tescili emreden kararının temyizi halinde sicil memuru tescili, kararın kesinleşmesine kadar durdurur.

Sicil memuru hakimin T. Ticaret Kanununun 35 inci maddesi hükmünce vereceği kararlara karşı bu kararların kanuna veya usule uygun olmadığı kanaatında bulunduğu takdirde bunları temyiz etmeye mecburdur.

Hakimin re'sen tescilini emrettiği bir vakıanın tescile tabi bütün cihetleri hakkında gerekli bilginin mevcut olmaması halinde memur, eldeki bilgilere göre tescili yapmakla beraber, yukarıki hükümler uyarınca bu cihetleri bildirmesini ilgiliye ihbar eder ve ihbar neticesiz kaldığı takdirde hakime ceza teklifinde bulunur. 42 nci madde hükümleri mahfuzdur.

11. Değişikliklerin Kayıt Ettirilmemesi ve Kaydın Sildirilmemesi Halinde Yapılacak Muamele:

*Madde 41 - Tescil edilmiş olupta gerçeğe uygun olmayan bir kaydı veya üçüncü şahıslarda yanlış bir düşünce uyandıracak mahiyette veya amme intizamına aykırı olan ya­hut tescil edildiği tarihte gerçeğe ve kanuna uygun olduğu halde sonradan meydana gelen değişiklikler sebebiyle ona ait olan kayıtların değiştirilip düzeltilmesi gereken veya sonra­dan ortadan kalkması dolayısıyla kaydının silinmesi lazım gelen bir vakıayı öğrenen sicil memuru ilgilileri tâyin edeceği uygun bir müddet içinde kanuni mecburiyeti yerine getirmeğe ve bu maksatla gerçeğe veya âmme intizamına uygun veya yanlış düşünceler uyandırmayacak bir hale koymağa yahut değişikliğe uğrayan vakıaya ait kaydın düzeltilmesini veya ortadan kalkan vakıaya ait kaydın silinmesini istemeğe ve şayet kaydın silinmesi veya dü­zeltilmesi isteğinde bulunmaması için haklı bir sebep olduğu iddiasında ise, o sebebi gayet açık ve etraflı olarak ve onu isbata elverişli delillerle beraber bildirmeğe davet eder ve bu davetin neticesiz bırakılması halinde Türk Ticaret Kanunu'nun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen para cezasına mahkum edilebileceğini ihtar eder.

40 ıncı maddenin 2, 3, 4 ve 7 nci fıkraları burada da tatbik olunur.

Mahkemenin Türk Ticaret Kanununun 35 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünce kaydın silinmesini veya düzeltilmesini emretmesi halinde kayıt silme veya düzeltme muamelesi re'sen yapılır. Re'sen yapılacak tescillerin ilanı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ücretsiz yayımlanır.

Mahkemenin kaydın silinmesini veya düzeltilmesini emreden kararının temyizi halinde sicil memuru, kaydın silinmesini veya düzeltilmesini kararın kesinleşmesine kadar durdurur. (T. Ticaret K. 35, 34 fıkra 3, 33)

Ticaret sicili memuru veya ilgili oda tarafından yaptırılan  araştırma sonucunda öldüğü anlaşılan gerçek kişi tacirinin varislerinin 72071 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olarak yapıları tebligata rağmen verilen süre içerisinde kayıt silme yükümlülüğünü yerine getirmemeleri veya varislerinin saptanamaması veya bunlara ulaşılmasının mümkün olmaması durumunda, ölüm belgesi, veraset ilamı veya ilgili nüfus idaresinin yazısı dikkate alınarak sicil kaydı re'sen silinir.

İşini veya işyerini terkettiği yapıları araştırma sonucunda saptanan gerçek kişilerin Maliye Bakanlığı ve ilgili defterdarlıktan kaydının olmadığı veya faaliyette bulunmadığı hususun belgelendirilmesi halinde sicil kayıtları re'sen silinir.

III. Kanuna Aykırı Harekette İsrar:

Madde 42 - İnzibati cezaya çarpılmış olan bir kimsenin hükmün kesinleşmesine rağmen kanuni mükellefiyeti yerine getirmemesi halinde 40 ve 41 inci maddelerdeki müd­det verilerek ihtara ve mahkemece verilecek inzibati cezaya ait hükümlerin tatbiki, kanuni mükellefiyetin yerine getirilmesine kadar tekrar olunur.

IV. İhtar Muamelesinin Sicile Şerh Verilmesi:

Madde 43 - Bir kaydın silinmesi veya değiştirilmesini sağlamak üzere 41 inci madde hükmünce sicil memurunun muameleye başlaması halinde bu cihet ve bilhassa tebligâtın ilgilinin adresinin bilinmemesi sebebiyle doğrudan doğruya yapılamadığı vakıası ve netice memur tarafından sicile şerh verilir. İhtar ve ceza defteri hakkındaki hükümler mahfuzdur.

 

ALTINCI KISIM

ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN BAŞ VURMA SALÂHİYETİ

 

Sicil İşlerinde Üçüncü Şahsın Başvurması ve Neticeleri

Madde 44 - Sicil memurunun her hangi bir kararı ve muamelesi (tescil dahil) üzerine herhangi bir şahsi menfaatı bulunmasa bile her üçüncü şahıs, bu kararın veya muamelenin gerçeğe yahut kanuna uygun olmadığını veyahut amme intizamına aykırı veya üçüncü şahıslarda yanlış düşünceler uyandıracak mahiyette bulunduğunu isbata elverişli bir takım cihetleri, sicil memuruna bildirerek, onun dikkatini çekebilir. Bu iddiaların yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde memur, henüz sicil defteri üzerinde bir muamele yapmamış olduğu takdirde işin mahiyetine göre 28 veya 29 uncu maddeyi ve muamele yapmış olduğu takdirde ise 41 inci madde hükümlerini tatbik eder.

Şu kadar ki Türk Ticaret Kanununun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünün tatbiki gereken hallerde memur durumu müdeiumumuliğe haber verir ve ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinden sonra 41 inci madde hükümlerini tatbik eder.

Sicil memuru kendisine başvurmuş olan üçüncü şahsa sözle veya yazı ile uygun gördüğü sualleri sorabilir. Üçüncü şahıs bunları açıkça cevaplandırmaya mecburdur. Gerekli cevapları vermediği takdirde başvurmamış sayılabilir.

Sicil memurunun karar veya muamelesinden menfaatına halel gelen üçüncü şahıs umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurabilir.

Üçüncü şahsın başvurması üzerine sicil memurunun kesin olarak sicile kayıt edilmesinde veya sicildeki kaydın silinmesi veya değiştirilmesinde tereddüde düştüğü cihetler, istek üzerine geçici olarak tescil olunabilir. (Türk Ticaret K. 34 fıkra 3)

 

YEDİNCİ KISIM

ARAŞTIRMA VE İHBAR MÜKELLEFİYETLERİ

 

Sicil Memurunun Araştırma Mükellef yeti ile Diğer Resmi Makamların

Haber Verme Mükellefiyeti:

*Madde 45 - Sicil memuru imkan ve teşkilatın müsadesi nisbetinde tescile tabi işletmelerin sahiplerini araştırmağa ve tescile tabi vakıaların tescilini sağlamaya, vakalara uymaz duruma girmiş veya kanuna aykırı bulunan tescilleri araştırarak tesbite mecburdur. Sicil memuru, tescille ilgili hususların araştırılması için odanın diğer personelinden de yararlanabilir.

Bu maksatla, C. Müddeiumumileri, ticaret odaları, vergi makamları vesair resmi makamlar, herhangi bir vakıanın tescili veya herhangi bir vakıaya ait kaydın değiştirilmesi veya silinmesi isteğinde bulunmak mükellefiyetini yerine getirmemiş olanları sicil memuruna haber vermeğe ve ona mükellefiyete esas teşkil eden vakıaları bildirmeğe mecburdur.

Bir ticaret unvanının tescil edilmemesi veya kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edilmesi veya kullanılması hallerinde mahkemeler dahi durumu salahiyetli sicil memuruna ve C. Müddeiumumiliğe bildirmeğe mecburdurlar. (T. Ticaret K. 53 fıkra 1)

 

SEKİZİNCİ KISIM

SİCİLİN MUHTEVASI HAKKINDA HUSUSİ HÜKÜMLER

 

A) Sicile Geçirilecek Şahıslara Ait Cihetler:

Madde 46 - Ünvanının unsurlarına ait hükümler mahfuz kalmak kadiyle ticaret sicilinde işletme sahibi, ticari mümessil, herhangi bir hükmü şahsın uzvu veya müdürü gibi bir sıfatla yazılacak olan hakiki şahısların soyadlarından başka öz adlarının, tabiyetinin ve ikamet yerinin gösterilmesi lazımdır.

İşletme sahibi olan hakiki şahısların nüfus kütüğüne yazılı oldukları vilayet, kaza, nahiye, köy veya mahalle adlariyle hane numarasının ve nüfus kütüğüne ait cilt ve sahife numaralarının dahi sicilde gösterilmesi mecburidir.

Birinci fıkrada anıları kimseler tescil dilekçesiyle beraber fotoğraflı nüfus cüzdanlarını sicil memuruna verirler. Memur incelemesini bitirdikten sonra bu nüfus cüzdanını geri verir. Nüfus cüzdanını veren nüfus memurluğunun adı ve cüzdanın tarihi de sicile işaret edilir. Tescil edilen dilekçesinin hakiki şahsın temsilcisi tarafından verilmesi halinde dahi temsil olunan fotoğraflı nüfus cüzdanının ibrazı ve bundan önceki cümlede bildirilen diğer muamelelerle yukarki fıkrada bildirilen tescil muamelesinin yapılması mecburidir.

Yabancılardan nüfus cüzdanı yerine ikamet tezkereleri ve gerektiğinde ayrıca mensup bulundukları elçilik veya konsolosluk tarafından verilmiş ve vilayet hukuk işleri müdürlüğünce tasdik edilmiş vesika aranır. Yabancının ikamet tezkeresi bulunmaması halinde de hüküm böyledir.

Kollektif şirketlerin tescilinde bütün ortakların ve komandit şirketlerin tescilinde komanditlerin fotoğraflı nüfus cüzdanlarının sicil memuruna ibraz edilmesi ve memur tarafından bunların nüfusta kayıtlı oldukları vilayet, kaza, nahiye, köy veya mahalle adları ile defterin hane, cilt ve sahife numaralarının tescil dilekçesinin arkasına veya buna eklenecek bir kağıda yazılması lazımdır. Ancak bu cihetlerin tesciline ihtiyaç yoktur.

B) İşletme Merkezinin Sicil Dairesinin Değişt